"H. Cahit Öztelli" Şeyh Nusrettin Tekkesi'ni 1940’larda Müftü Arif Kılıç ile birlikte ziyâret eder ve daha sonra şunları yazmaktadır :

“Zile’ye yedi kilometre uzaklıkta ve istasyon yakınlarında kendi adı ile anılan ve Tekke de denilen köyde yatmakta olan bir azizdir. Otuz yıl önce Zile Müftüsü merhum Arif Kılıç ile birlikte bu köye gitmiştik.
Evliya Çelebi’nin söz konusu ettiği dut ağacını da gördük. Ne yazık ki, tekkelerin kapatılması sırasında “İnkılâp yobazı” bir kaymakam tarafından ağacın kestirildiğini söylerler. Yerden başlamak üzere ancak bir metre kadar gövdesi kalmıştı, kurumuştu. Yedi - sekiz yüzyıllık eseri kendi eli ile yok eden acaba başka uluslar var mıdır?

Köylüler bu ağacın gövde kabuklarının tütsüsü ile sıtmanın iyi olduğunu söylediler. Evliya Çelebi üç yüzyıl önce de böyle olduğunu bildiriyor.”

17 Aralık 2013 Salı

ÇELTEKLİ DELİ MEHMET "DELİ DER GEÇERİZ AMA"

ÇELTEKLİ DELİ MEHMET
"Bekir Canbay"

MERHUM ÇELTEKLİ DELİ MEHMET EMMİ; YİĞİT NAMI İLE ANILIR. ONUNLA İLGİLİ BİR MENKIBE NAKLEDECEĞİM İNANIR VEYA İNANMAZSINIZ O SİZE AİTTİR.
BİR YAZ GÜNÜ ZİLE POSTANESİNİN ÖNÜNDEKİ BÜFECİ HAYREDDİN'İN ÇAY BAHÇESİNDE OTURURKEN MERHUM POSTACI ÖMER EMMİ, ÇELTEKLİ DELİ MEMET EMMİYE :
-" MEMET! ŞU ŞEYH NUSREDDİN YATIRI İLE İLGİLİ HALİNİ Bİ ANLAT " DEDİ.
MEMET EMMİ ÖNCE BİR ORALET İSTEDİ. ORALET GELDİ BİR YANDAN ORALETİNİ İÇERKEN BİR YANDAN DA MAZİSİNİ ANLATMAYA BAŞLADI:
-" BİR KIŞ GECESİ ŞEYH NUSREDDİN HAZRETLERİNİN TÜRBESİNİN KAPISININ ÖNÜNE OTURMUŞDUM. GECE HEM KAR, HEM DE FIRTINA VARDI. Bİ HAYLİ DE ÜŞÜDÜM İDİ. BİRDEN KAPI AÇILDI. ŞEYH NUSREDDİN BABANIN RUHANİYETİ GÖRÜNDÜ. BANA "MEHMET EVLADIM SEN ÜŞÜMÜŞSÜN İÇERİ GEL ." DEDİ. İÇERİ GİRDİK BERABERCE SABAHA KADAR ZİKİR ÇEKTİK." DEDİ.
ALLAH MEKANINI CENNET EYLESİN.

Not : Delilik iki türlüdür. Biri akıl delisi diğeri Allah delisi. Allah delisi olmak her yiğidin kârı değildir. Vesselam.

GENİŞ BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

2 yorum:

  1. "ESKİ ZİLELİ MUSTAFA"
    BENİM BABANNEM TEKKELİ İDİ UFAKKEN DEVAMLI GİDERDİK KÖYE KAH,GECE YATISINA KAH,GÜNÜ BİRLİK,ÇOĞU ZAMAN EVLİYANIN ORALARDA OYUN FALAN OYNARDIK,ÇEŞME BAŞINDA GERÇEKTENDE DELİ MEHMEDİ EVLİYADAN ÇIKARKEN BİR KAÇ KEZ GÖRDÜK,HATTA BİR KERESİNDE BEN YOKTUM GECEDEN CAMİİNİN TAPUTUNA GİRMİŞ UYUMUŞ SABAHLEYİNDE TAPUTTAN KALKINCA ORADAKİ AHALİ BÜYÜK BİR KORKUYLA KAÇIŞMIŞLAR..ANLATIRLARDI EVLİYAYA GİDERKEN DİKKATLİ OLUN DELİ MEHMET YİNE UYUMUŞTUR DİYE ...BU YAZIYI OKURKEN BÜTÜN BUNLARI HATIRLADIM ÇOCUKLUKTAN KALMIŞ KAFAMIN BİR KÖŞESİNDE..

    YanıtlaSil
  2. O TRENİ KAÇIRDIN...(Çeltekli Deli Mehmet Emmi)
    Turhal'da K. Gerez'le bir emlakçıya gitmiştik. Adam bizim Zileli olduğumuzu öğrenince;
    - “Çeltekli Mehmet emmiyi tanır mısın?” dedi. Ben:
    - “Deli Memed mi?” dedim. Adam:
    - “Deli deme” dedi. Ben:
    - “Çıplak gezen akıllı olur mu?” dedim. Emlakçı:
    - "Size onunla alakalı bir anımı anlatayım dedi ve başladı anlatmaya:
    İnşaatçıydım. Benim bir kepçem vardı. Telefon geldi “kepçe arıza yaptı” dediler. Kesikbaş Camii’nde öğle namazını kılayım sonra kepçeyi yaptırırım dedim. Namazı kıldım ama aklım hep kepçedeydi. Namazda kepçeyle yattım kepçeyle kalktım. Namaz bitti caminin dışına çıktığımda Çeltekli Mehmet para topluyordu.
    - “Verin kaçarlar, verin dürzüler” diyordu.
    Gücüme gitti.
    - “ Mehmet Ağa! Namaz kılanlara niye böyle hitap ediyorsun” dedim. O bana:
    - “Kepçeyle namaz kılan Ka..t sende içindesin" dedi.
    Şaşırdım kaldım. Evet, (namaz kılarken aklımda hep kepçe vardı). Kepçeyle namaz kılmıştım. Bana:
    - “Bekle, sana hakiki namaz kılan üç kişi göstereyim” dedi.
    Benim aklımda ise kepçenin tamir işi olduğu için beklemedim. Kepçeyi yaptırdım. İkindi namazına aynı camiye geldim. O yine oradaydı. Ona:
    - “Mehmet Ağa! Şu hakiki namaz kılanları göster bakalım” dedim. Bana:
    - “Kav..t o treni kaçırdın” dedi.


    Nakleden: Rahmi Erdoğan

    YanıtlaSil